Siber Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal İşlem Denetimi Başlıyor
Türkiye Birleşme Devralma Piyasasında 2025
2025 yılına ait Rekabet Kurumu Birleşme ve Devralma Görünüm Raporu, hem işlem sayısı hem de işlem hacmi bakımından Türkiye birleşme ve devralma piyasasında tarihi bir yıla işaret ediyor. Rapora göre 2025 yılı boyunca toplam 416 birleşme ve devralma işlemi Rekabet Kurumu tarafından incelendi. Bu rakam, bir önceki yıla göre yaklaşık %34’lük bir artışı ifade ederken, aynı zamanda 2013’ten bu yana kaydedilen en yüksek işlem sayısı olarak öne çıkıyor. Özelleştirmeler hariç olmak üzere, Türkiye kökenli hedef şirketleri içeren 162 işlemde toplam işlem bedeli 466,1 milyar TL’ye (11,81 milyar dolar) ulaştı. Özelleştirmeler de dâhil edildiğinde ise Türkiye’de kurulu şirketlere ilişkin toplam işlem hacmi 574,2 milyar TL (14,54 milyar dolar) seviyesine çıkarak birleşme ve devralma piyasasında güçlü bir ivmeye işaret ediyor.
2025 yılında yabancı yatırımcı ilgisi dikkat çekici biçimde artmış durumda. Yabancı yatırımcılar, Türkiye kökenli hedef şirketlere yönelik 55 işlem gerçekleştirdi ve bu işlemler kapsamında öngörülen toplam yatırım tutarı yaklaşık 277,5 milyar TL (7,03 milyar dolar) oldu. Bu tutar, Türkiye kökenli şirketleri konu alan toplam işlem hacminin yaklaşık %48’ine karşılık geliyor. İşlem sayısı bakımından yabancı yatırımcılar arasında Almanya 9 işlemle ilk sırada, Fransa ise 6 işlemle ikinci sırada yer aldı. Bu görünüm, Türkiye’nin özellikle uluslararası yatırımcılar açısından stratejik ve cazip bir pazar olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.
Özelleştirme işlemleri, 2025 yılında da birleşme ve devralma ekosisteminin önemli bir bileşeni olmayı sürdürdü. Yıl boyunca 19 özelleştirme işlemi incelenirken, bu işlemlerin toplam hacmi 108 milyar TL (2,74 milyar dolar) olarak gerçekleşti. Özelleştirmelerin Türkiye işlemleri içindeki payı yaklaşık %19 seviyesinde olup, özellikle elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı alanında gerçekleştirilen işlemler işlem değeri bakımından öne çıktı. Bu veriler, özelleştirmelerin aynı zamanda sektörel dönüşüm ve verimlilik artışı açısından da kritik bir araç olduğunu gösteriyor.